Archive for the 'Dünyadan' Category



Tarihin en büyük sanat soygunları[araştırma]

mona_lisa_ss.jpgPicassonun bulunan iki tablosu ve bir deseninin ardından tarihin en büyük sanat hırsızlığı ne idi diye düşündüm. Araştırmaya başladım. İlginç sonuçlarla karşılaştım. Tari içinde ne tablolar çalınmış ve bulunmuş. Hala bulunamayan ve kayıp tablolar var. İşte size bir kaç tarihi sanat hırsızlıklarına örnek;

Dünyanın en ünlü tabloları arasındaki Edward Munch’un ‘Çığlık’ (Scream) adlı eserinin Norveç’teki Munch Müzesi’nden çalınması ardından ülke genelinde arama yapılıyor.
  
Müzeler her yeni hırsızlıktan sonra önlemlerini geliştiriyor. Ancak bu sanat hırsızlığı türünün ilk örneği değil. Ünlü tablolar çoğu kez sıkı önlemlere rağmen müzelerden çalınıyor, çoğu kez bir daha ortaya çıkmıyor. Hırsızlar da nadiren yakalanıyor.

Daha pek çok eser gibi Çığlık da daha önce hırsızların hedefi olmuştu.  1994′te Norveç haklı Lillehammer’deki Kış Olimpiyatları açılış törenine kilitlenmişken, iki hırsız, Oslo yakınlarındaki galeriye girerek Munch’un bu en ünlü eserini çaldı.
Bu sırada bir alarm çalmaya başladı. Ancak güvenlik görevlileri bunun üzerinde durmayıp müdahale etmedi. Soyguncular da ayrılırken, ‘yetersiz güvenlik için teşekkürler’ yazılı bir not bıraktı. Uzun süren bir araştırma sonunda önce tablonun çerçevesinden bir parçaya bir otobüs durağında ulaşıldı, ardından da tablo bulundu.

Mona Lisa’nın milliyetçi hırsızı
  
Mona Lisa’nın müzedeki yeri iki yıl boş kaldı. 1911′de Mona Lisa’nın Paris’teki Louvre Müzesi’nden çalınması, tarihin en büyük sanat soygunlarından biri olarak niteleniyor. İtalyan Vincenzo Peruggia, Fransız koleksiyonlarında çok sayıda İtalyan ressam ve heykeltraşın eserlerinin bulunmasına içerleyerek duruma müdahale etmeye karar veriyor. Peruggia, Leonardo da Vinci’nin başyapıtı olarak nitelenen Mona Lisa’yı, sergilendiği odada yalnız olduğu bir sırada duvardaki yerinden alıp iş gömleğinin altına sokarak müzeden çıktı. Tablo iki yıl boyunca ortadan kayboldu. Binlerce Fransız ise yine de bu süre boyunca duvardaki boşluğu görmek için kuyruk oluşturdu.

Polis kılığında soygun
Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük sanat hırsızlığı 1990′da yaşandı. Boston’daki Isabella Stewart Gardner Müzesi’ne sabahın erken saatlerinde gelen iki polis, müzede bir sorun olduğu yolunda ihbar aldıklarını söyledi. Ancak müzeye girer girmez, görevliler polis kılığındaki soyguncularca merdiven trabzanlarına kelepçelendi. Soyguncular 300 milyon dolar tutarındaki tablolarla müzeden ayrıldı. Aralarında Vermeer, Rembrandt ve Manet’nin eserlerinin de olduğu çok sayıda tablo çalındı. Tabloların bulunmasını sağlayacak kişiyi hala beş milyon dolarlık ödül bekliyor.
Çalıp bıraktılar
1991′de Amsterdam’daki Van Gogh Müzesi’ne giren iki silahlı adam her biri en az 10 milyon dolar değerindeki 20 tabloyu çaldı. Polise göre, hırsızlardan en az biri geceden müzede saklandı. Sabaha karşı ise güvenlik görevlilerini etkisiz hale getirerek çalan alarmları da kapatmaya zorladı. Ancak çalınan tablolar bir saat içinde soyguncuların kaçarken kullandığı ve yol kenarına bıraktığı bir otomobilin bagajında bulundu. Bu garip hırsızlık hala açıklanabilmiş değil.
Tuvalette bulunan tablolar
Van Gogh, Picasso ve Gaugin’e ait üç tablo, güvenlik kameralarına, alarmlara ve 24 saat devriye gezen görevlileri aşan hırsızlarca Manchester’daki Whitworth Galerisi’nden çalındı.
  
Van Gogh’un bu tablosu da çalınan eserler arasındaydı
2003 yılında yaşanan bu hırsızlığın ertesi günü ise tablolar hafif hasar görmüş ve buruşmuş halde bir tuvalete bırakılmış bir tüp içinde bulundu. Resimlere iliştirilmiş olan notta dört milyon sterlin (yaklaşık 10 trilyon TL) değer biçilen tabloların, galerideki yetersiz güvenliği ortaya koymak üzere çalındığı belirtiliyordu.
Bir koşu soygun yaptılar
İsveç’in başkenti Stockholm’deki Ulusal Müze, 2000 yılında güpegündüz soyuldu. Üç silahlı ve maskeli soyguncu, müze ziyarete açık olduğu sırada ziyaretçilerin arasına dalarak bir Rembrandt, iki Renoir tablosu aldı ve koşarak müzeden çıktı.
Daha sonra da kıyıdaki müzeden motorlu bir tekneyle uzaklaştılar. Polis dört ay sonra tablolardan birini bir uyuşturucu operasyonu sırasında ele geçirdi. Olayla ilgili sekiz kişi, altı buçuk yıl hapis cezası aldı.
Hırsızların gözdesi
İrlanda’daki Russborough House sanat tarihinde en çok hırsızlığa uğrayan mekan olarak tarihe geçmeye aday. Bu malikaneden 1975 ve 2002 yılları arasında toplam 45 sanat eseri çalındı. 2002′deki son soygun daha önce çalınan iki tablonun yıllar sonra bulunarak iade edilmesinden bir kaç gün sonra düzenlendi.
Turist görünümlü hırsızlar
20 ila 50 dolar arasında değer biçilen Çıkrıklı Madonna (Madonna with the Yarnwinder) tablosu İskoçya’daki Drumlanrig Şatosu’ndan 2003 Ağustos’unda çalındı.
  
Da Vinci’nin tablosu bir daha bulunamadı
Buccleuch Dükü’nün ziyarete açık olan evinde sergilenen tabloyu, tura katılan ve rehberi etkisiz hale getiren iki kişinin çaldığı açıklandı. Uzmanlar, böyle bir soygunun gece alarmlar çalışırken değil, gündüz kapılar açıkken çalınmasının daha kolay olduğuna işaret ettiler. Konulan ödüle rağmen tablodan bir daha haber alınmadı.

Tünel kazıp çaldılar

Paraguay’ın Ascunsion kentindeki Güzel Sanatlar Müzesi tarihinin en kıymetli koleksiyonunu sergilerken 2002 yılında soyuldu. Müze yakınlarındaki bir dükkanın altında başlayan bir tünelin müzenin altına uzandığı anlaşıldı. Polis metrelik tünelin kazılmasının iki ay sürmüş olabileceğini ve dükkanı da sahte isimler kullanan bir çetenin kiraladığını açıkladı.
Soygunda 500 bin sterlin, 1 trilyon 300 milyar değer biçilen eserler çalındı.
Müze para toplayıp geri aldı
 
Goya’nın Wellington Dükü tablosu, 1961′de Londra’daki Ulusal Galeri’den çalındı. İngiliz hükümetinin, tablonun yabancı koleksiyoncuların eline geçmemesi için alelacele para toplaması bu dönemde gazete manşetlerine yansıdı. İşsiz bir şöför olan Kempton Bunton, açık bir pencereden girip tabloyu kolunun altına alarak çıktığını itiraf etti. Bunton, talep ettiği parayla yoksullara televizyon almak istediğini söyledi ve üç ay cezaevinde yattı. Ancak Ulusal Galeri’nin 1996′da açıklanan belgeleri Bunton’ın muhtemelen masum olduğunu gösteriyordu.[Kaynak:bbc] 

Terra Cotta Ordusu ‘harekete geçti’

terra_cotta_s.jpg

Çin İmparatoru Qin Shihuang’ın kilden yapılma heykel ordusu ‘harekete geçti’. Ordunun bazı asker heykelleri Londra’daki ünlü British Museum’da sergilenecek.

Serginin küratörü Hiromi Kinoshita, 11 Eylül’de 6 ay süreyle açılacak sergide birçok savaşçı heykeli ve başka tarihi eserlerin bulunacağını söyledi. Hiromi Kinoshita, “Birçok insan kazının hala devam ettiğini bilmiyor. Son olarak kazılarda gerçek boyuttacambaz, devlet memuru ve asker heykelleri ile bronz kuşlar bulundu. Biz bu yeni keşfedilen eserler üzerinde yoğunlaşmak istiyoruz” dedi.

Müze, en ünlü okuma odasını sergi için yeniden düzenledi ve daha şimdiden 30 bin bilet sattı. Müze personeli, bu serginin 1970′lerdeki Tutankamun sergisi kadar büyük olacağını ümit ediyor. Yetkililer ise talebi karşılamak için sergiyi 24 saat açık tutmayı planlıyor.

Heykellerin hepsi, Çin’in ilk mparatoru Qin Shihuang’ın koruma birliğindeki askerlere göre yapıldı. Heykellerin hiçbiri birbirine benzemiyor. Asker heykellerine dikkatli bakılınca, askerlerin Çin’in hangi bölgesinden oldukları da anlaşılabiliyor. Qin Shihuang Mezarı, Çin’in Shanxi eyaletinin Xian kenti civarındaki Lishan bölgesinde bulunuyor.

56 kilometre kareyi kapsayan mezarın temeli, dörtgen şeklinde. Temeli güneyden kuzeye 350, doğudan batıya 345, yüksekliği ise 76 metreye ulaşıyor.

Dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen Yer Altı Heykel Ordusu rastlantıyla bulundu. 1974 yılında köylüler kuraklığa karşı su kuyusu kazarlarken, birçok kırık çömlek parçası buldu. Köylüler, önce bunları hiç dikkate almadı. Ancak bir arkeolog, kırık çömlek parçalarını görünce, bunun büyük bir buluş olduğunu hemen anladı ve durumu ilçe tarihi eserler müdürlüğüne bildirdi.

Böylece dünyayı sarsan Yer Altı Heykel Ordusu bulundu. Şu ana kadar kazılarda 500 asker heykeli, tahtadan yapılmış 18 savaş arabası, 100′den fazla at heykeli ortaya çıkarıldı.

Çin imparator mezarları arasında en büyük çaplı olan, çok değerli eserlerin gömülü bulunduğu Qin Shihuang Mezarı, iki binden fazla yıldır tüm Çin tarihine tanıklık etti. Büyük tarihi değerinden dolayı, Qin Shihuang Mezarı ve Yer Altı Heykel Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesine alındı 

10. Uluslararası İstanbul Bienali sanatçı listesi açıklandı

10bienal.jpg 10. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında, 18′i Türkiye’den olmak üzere dünya güncel sanat çevrelerinde tanınan ya da yeni keşfedilen 96 sanatçı ve sanatçı grubu katılacak.

Sanatçılar:

Hamra Abbas
Adel Abdessemed
AES+F
Vahram Aghasyan
Buthayna Ali
Allora Calzadilla
Selçuk Artut
Kutluğ Ataman
Fikret Atay
Jonathan Barnbrook
Ramazan Bayrakoğlu
Justin Bennett
Ege Berensel – Serhat H. Yalçınkaya – Banu Ornat
Ursula Biemann
Bik Van der Pol
Cao Fei
Banu Cennetoğlu
Lia Chaia
Paul Chan
Chen Hui-Chiao
Chen Chieh-Jen
Claire Fontaine
Teddy Cruz
Nancy Davenport
Burak Delier
Democracia
Atom Egoyan
İdil Elveriş – Zeren Göktan
Extramücadele
Daniel Faust
Didier Fiuza Faustino
Christoph Fink
Nina Fischer – Maroan El Sani
Vicky Funari – Sergio de la Torre
Bodil Furu – Beate Petersen
Rainer Ganahl
Jean Baptiste Ganne
Gimhongsok
Renée Green
Ivan Grubanov
Ha Za Vu Zu
Erdem Helvacıoğlu
Huang Yong Ping
Emre Hüner
Sanja Ivekovic
Eleni Kamma
Kan Xuan
Ömer Ali Kazma
Ian Kiaer
Sora Kim
Taiyo Kimura
Gunilla Klinberg
Aleksander Komarov
Rem Koolhaas/AMO
Markus Krottendorfer
Lee Bul
Minouk Lim
Lu Chunsheng
Cristina Lucas
Ken Lum
MAP Office
Ramón Mateos
Julio Cesar Morales
Multiplicity
Els Opsomer
Ou Ning
Ferhat Özgür
Peng Hung-Chih
Anu Pennanen
Alexandre Périgot
Tadej Pogacar
Julien Prévieux
Radek Community
Michael Rakowitz
Raqs Media Collective
Jewyo Rhii
Porntaweesak Rimsakul
Lordy Rodriguez
Sam Samore
Fernando Sanchez Castillo
Allan Sekula
Taro Shinoda
Sophia Tabatadze
David Ter-Oganyan
Nasan Tur
Katleen Vermeir – Ronny Heiremans
Wong Hoy-Cheong
Xu Zhen
Yan Pei Ming
Yan Lei
Yang Jiechang
Tomoko Yoneda
Young Hae Chang Heavy Industries
Yushi Uehara / Berlage Institute
Zhou Hao – Ji Jianghong
Zhu Jia

Özel Projeler

gecegezenler (Küratörler: Övül Durmuşoğlu, Marcus Graf, Borga Kantürk, Pelin Uran, Adnan Yıldız)

Apartman Projesi
Art Experience (Istanbul Bilgi Üniversitesi / Domus Academy)
Atelier bow-wow
Emergency Biennale in Chechnya
Fiji Biennale Pavilions by Mladen Bizumic
Floating Territories (Evens Foundation)
Hafriyat
Masum Bir Eylem (studioKAHEM)
Isola/OUT
Nico Dockx – Kris Delacourt (Floating Territories)
K2
Sarkis

***
[http://www.iksv.org/bienal/]

Çalınan 2 Picasso tablosu bulundu

picasso_maya_bebek.jpgDünyanın önde gelen çağdaş ressamlarından İspanyol Pablo Picasso’nun, şubat ayında torununun evinden çalınan 2 tablosu ve 1 desen çalışması bulundu.
 
Picasso’nun torunu Diana Widmaier-Picasso’nun avukatı Olivier Baratelli, polisin, çalınan yaklaşık 60 milyon değerindeki ”Maya ve Bebek” (1938) ve ”Jacqueline’nin Portresi” (1961) adlı tablolar ile ressama ait 1 desen çalışmasını bulduğunu ve eserlerin iyi durumda olduğunu söyledi. Tablolar ve desen çalışması, Picasso’nun sanat tarihçisi torunu Widmaier-Picasso’nun Paris’teki evinden 26 Şubat gecesi çalınmıştı. ”Maya ve Bebek” Picasso’nun kızı ve Widmaier-Picasso’nun annesi Maya’nın çocukluk dönemini anlatıyor, ”Jacqueline’nin Portresi” ise Picasso’nun ikinci eşine ait.

Olayla ilgili olarak üç kişi gözaltına alındı. Bu kişilerin daha önce de sanat eserleri hırsızlığına karıştıkları bildiriliyor.

Zanlıların tabloları satmaya çalışacağı duyumlarına rağmen, uzmanlar bu tablolar dünyaca ünlü olduklarından, kolayca alıcı bulup el değiştirmesinin mümkün olmayacağını savunuyorlar. Picasso’nun torunun avukatı, eserlerin aileye iade edileceğini söyledi.

Yaşamının büyük bölümünü Fransa’da geçiren İspanyol ressamın eserleri, dünyanın en kıymetli sanat yapıtları arasında yer alıyor. Picasso, bu nedenle daha önce pek çok kez hırsızların hedefi.

Yalova’da saçı ve sakalı uzayan heykeller

Tarihe geçmiş kişilerin balmumu heykellerini sanat severlere sergileyen St. Petersburg Balmumu Sergisi Yalova’lılarla buluştu.

Yalova belediyesi Sergi Salonu’nda özel olarak hazırlanan soğutmalı bir salonda sanat severlere gösterilmeye başlanan sergide Atatürk, Fatih Sultan Mehmet, Timurlenk, Kemal Sunal, Prenses Diana, Barış Manço, Elvis Presley gibi pek çok ünlünün heykeli yer alıyor. Ünlülerin birebir vücut ölçüleri ve yüz yapılarına sahip olan balmumu heykellerini en büyük özelliği ise gerçek olan saç ve sakallarının belirli bir zaman periyodunda uzuyor olması. Sergiyle ilgili olarak bilgi veren sergi sorumlusu Jale Kuşhan, “Heykeller balmumundan yapılmışlardır. Yani tamamen organik bir maddedir. Heykellerde ise saç ve sakallar için gerçek insan kılı kıllanıyoruz.

Ancak eserleri sergilemeye başladığımızda heykellerin saç ve sakallarının zaman içerisinde çok az ve yavaşta olsa uzadığını fark ettik. Bu da bizi çok heyecanlandırdı. Bunu sergiyi gezenlere söylemiyoruz. Zira heykellerden ürkebiliyorlar” dedi. 8 yıldır kapılarını sanat severlere açan sergiyi bugüne kadar yaklaşık 500 bin kişi gezdi.


Blog içi arama

Blogumuzun tüm içeriğini aşağıdaki arama çubuğunu kullanarak inceleyebilirsiniz.

Bienal {Özel}

bienal_logo_yan.jpg

Sayaç

  • 125,499 . Kişisiniz

Arşiv –


Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.