'Arkeoloji' kategorisi için arşiv

Kilden Askerler

terra_cotta_s.jpgÇin’in iki bin yıllık kilden ordusu, Londra’da sergileniyor. Çin’in ilk imparatorunu ölümünden sonra korumak üzere yapılan iki bin yıllık kilden ordu, Londra’da sergilenmeye başlandı. Altı ay sürecek sergi için şimdiden 100 bin adet bilet satıldı.

1974 yılında ortaya çıkarılan Kilden Ordu yedi bini aşkın asker, atları, silahları ve araçlarından oluşuyor.

13 Eylül’de açılacak sergi, 6 Nisan 2008′e dek devam edecek.

Daha fazlası için tıklayınız Kaynak: http://www.bbc.co.uk/turkish/

Anadolu’nun ilk camisi restore ediliyor

habibi_neccar_camii_s.jpgAnadolu’nun ilk camisi olma özeliğini taşıyan Habib-i Neccar Cami restore ediliyor. 

Kurtuluş caddesinde Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından tarihi dokusuna uygun bir şekilde restore edilen cami için 541 bin 620 YTL harcama yapılacağı bildirildi. Kasım ayına kadar restorasyonu tamamlanması beklenen Habib-i Neccar Cami’nin çevre düzenlemesini ise Antakya Belediyesi yapacak. Medreseleri çatısı ve dış cephesinin yanı sıra minaresinin de onarılacak Habib-i Neccar Camisi’ni her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turist ziyaret ediyor

Habib-i Neccar Camii, Hz. Ömer’in komutanlarından Ebu Ubeyde Bin Cerrah tarafından M.S 636 yılında inşa edildi. Hz. İsa’nın havarilerine ilk inanan Habib-i Neccar bir inanç abidesi ve Kur’an-ı Kerim’de Yasin suresinde övülen bir şehit olarak biliniyor. Mezarı camide bulunuyor.

Çok tanrılı dönemde Roma halkını Allah’a inanmaları için Antakya’ya iknaya Hz. İsa tarafından gönderilen elçiler Yuhanna, Pavlos ve Şemun Safa’nın da mezarları cami içinde yer alıyor.

Müslümanlık Anadolu’ya Antakya’dan Habib-i Neccar Camii’nden yayılmaya başlamıştı. [Zaman]

”Gün Işığında Marmaray, Metro, Sultanahmet Kazılarında İstanbul’un Sekiz Bin Yılı” sergi

”Gün Işığında Marmaray, Metro, Sultanahmet Kazılarında İstanbul’un Sekiz Bin Yılı” konulu sergi, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde Aralık ayı sonuna kadar sergilenecek.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü tarafından Yenikapı semtinde Marmaray ve Metro projelerinin yer aldığı 58 bin metre karelik alanda 2004 yılında başlatılan arkeolojik kazılarda, Neolitik, Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait mimari kalıntılar ile 7 bin 600 adet taşınabilir kültür varlığı gün ışığına çıkartıldı. Sirkeci ve Üsküdar’da da yine Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait mimari kalıntılar ile birlikte Roma ve Helenistik dönemlere ait çeşitli eserler bulundu.

Sultanahmet eski cezaevi bölgesinde 1997 yılında başlatılan ve halen devam eden 17 bin metre karelik alandaki kazılarda da Bizans Büyük Sarayı’na ait birçok yapı kalıntısı ve küçük buluntu gün ışığına çıkartıldı. Elde edilen eserler, 1. Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu çerçevesinde Vehbi Koç Vakfı’nın desteği ile taşınabilir kültür kalıntılarının toplumla buluşmasını sağlamak ve İstanbul’un tarihi geçmişini tanıtmak amacıyla İstanbul Arkeoloji Müzesi Assos Salonu’nda bir sergide toplandı.

Sergide, İstanbul’un 8 bin yıllık kültür hayatının gelişimine ışık tutacak olan ve Prehistorik Çağ’dan Osmanlı Dönemine kadar uzanan zaman dilimi içine giren Üsküdar, Sirkeci, Yenikapı ve Sultanahmet kazı buluntularından oluşan yaklaşık 500 eser yer alıyor.

Çalınan çinilerimiz Londra’da çıktı

4 yıl önce İstanbul Yeni Camii Hünkar Kasrı’ndan çalınan 2 çini pano, Londra’daki bir müzayede evinin internette yer alan kataloğunda bulundu.

İstanbul’un tarihi mekanlarından Yeni Camii Hünkar Kasrı, 20 Ocak 2003 tarihinde kimliği belirsiz kişiler tarafından soyulmuş, paha biçilmez karoluk İznik çinisi çalınmıştı. Olayın ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu, yıllarca süren bir takibin ardından bulunamayan iki çiniye ulaştı.

Çalınan 24 çiniden 22’si, olaydan kısa bir süre sonra Haliç kıyısında bulundu. Ancak yurtdışına çıkarılan iki çininin bulunması, 4 yıllık bir takip sonunda gerçekleşti. Kaçakçılık bürosunda çalışan, her biri çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçisi uzmanlar, internette iz sürerken, iki çininin yer aldığı bir katoloğa rastladılar.

Araştırma sonucu çinilerin Londra’daki Sotheby’s Müzayede Evi’nde satışa sunulduğu anlaşıldı. İnterpol ile yapılan ortak çalışmalar ve işbirliği sonucu Londra polisi tarafından teslim alınan çinilerin, Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne iadesine karar verildi. Çinilerin 17′nci Yüzyıl’a ait olduğunu belirten Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, İznik çinilerinin dünyanın en önemli çinileri olduğunu ifade ederek, “Önceki dönemlerden farklı olarak biz bu eserleri hiç para ödemeden geri getiriyoruz. Şu anda bu müzayededeki 24 karodan oluşan eserler geldiği zaman Hünkar Kasrı’ndaki eksiklikler de tamamlanmış olacak” dedi.

Bir çininin sökülmesi anında yanındakilerin de zarar gördüğünü anlatan Beyazıt, eserlerin korunmasının kültür açısından da çok önemli olduğunu belirterek, “Bunlar vakıf eserleridir. Ecdadın vakfettiği eserlerdir. Bunlar sanatımıza, tarihimize, kültürümüze sahip çıkılmasını gerektiren, bizden sonraki nesillere güzel bir şekilde bırakmamız gereken emanetlerdir” diye konuştu.

Eserlerin çalınması konusunda pek çok önlem aldıklarını bildiren Beyazıt, çok iyi derecede yabancı dil ve bilgisayar bilen sanat tarihçilerinin 24 saat çalıştıkları Kaçakçılıkla Mücadele Bürosu sayesinde, yurt dışına kaçırılan eserlere olan taleplerin de azaldığını kaydetti. Eskiden müzayede şirketlerinin kendilerine kataloglarını gönderdiklerini anlatan Beyazıt, “Şimdi bu katalogları bizlere göndermiyorlar. Onlar bu işi kataloglarından takip ettiğimizi zannediyorlar. Halbuki bizim eksperlerimiz internet sitelerinden eserleri bulabiliyorlar” dedi.

Sanat tarihçilerinin değer biçemediği 24 İznik çinisi, kimliği belirsiz kişiler tarafından 4 yıl önce çalınmıştı. Çinilerin 22’si olaydan kısa süre sonra bulunurken, kayıp 2’sine teknoloji sayesinde ulaşıldı. Türkiye’de vakıf eserlerine yönelik hırsızlığın en çok yaşandığı ilin İstanbul olduğunu anlatan Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, “İstanbul’da vakıflara ait bütün camilere güvenlik kameraları yerleştirdik. Buraları yoğun bir şekilde takibe aldık. En büyük hedeflerinin ise insanları eğiterek hırsızlıkların önüne geçmek” dedi. [Bugün]

Terra Cotta Ordusu ‘harekete geçti’

terra_cotta_s.jpg

Çin İmparatoru Qin Shihuang’ın kilden yapılma heykel ordusu ‘harekete geçti’. Ordunun bazı asker heykelleri Londra’daki ünlü British Museum’da sergilenecek.

Serginin küratörü Hiromi Kinoshita, 11 Eylül’de 6 ay süreyle açılacak sergide birçok savaşçı heykeli ve başka tarihi eserlerin bulunacağını söyledi. Hiromi Kinoshita, “Birçok insan kazının hala devam ettiğini bilmiyor. Son olarak kazılarda gerçek boyuttacambaz, devlet memuru ve asker heykelleri ile bronz kuşlar bulundu. Biz bu yeni keşfedilen eserler üzerinde yoğunlaşmak istiyoruz” dedi.

Müze, en ünlü okuma odasını sergi için yeniden düzenledi ve daha şimdiden 30 bin bilet sattı. Müze personeli, bu serginin 1970′lerdeki Tutankamun sergisi kadar büyük olacağını ümit ediyor. Yetkililer ise talebi karşılamak için sergiyi 24 saat açık tutmayı planlıyor.

Heykellerin hepsi, Çin’in ilk mparatoru Qin Shihuang’ın koruma birliğindeki askerlere göre yapıldı. Heykellerin hiçbiri birbirine benzemiyor. Asker heykellerine dikkatli bakılınca, askerlerin Çin’in hangi bölgesinden oldukları da anlaşılabiliyor. Qin Shihuang Mezarı, Çin’in Shanxi eyaletinin Xian kenti civarındaki Lishan bölgesinde bulunuyor.

56 kilometre kareyi kapsayan mezarın temeli, dörtgen şeklinde. Temeli güneyden kuzeye 350, doğudan batıya 345, yüksekliği ise 76 metreye ulaşıyor.

Dünyanın 8. harikası olarak kabul edilen Yer Altı Heykel Ordusu rastlantıyla bulundu. 1974 yılında köylüler kuraklığa karşı su kuyusu kazarlarken, birçok kırık çömlek parçası buldu. Köylüler, önce bunları hiç dikkate almadı. Ancak bir arkeolog, kırık çömlek parçalarını görünce, bunun büyük bir buluş olduğunu hemen anladı ve durumu ilçe tarihi eserler müdürlüğüne bildirdi.

Böylece dünyayı sarsan Yer Altı Heykel Ordusu bulundu. Şu ana kadar kazılarda 500 asker heykeli, tahtadan yapılmış 18 savaş arabası, 100′den fazla at heykeli ortaya çıkarıldı.

Çin imparator mezarları arasında en büyük çaplı olan, çok değerli eserlerin gömülü bulunduğu Qin Shihuang Mezarı, iki binden fazla yıldır tüm Çin tarihine tanıklık etti. Büyük tarihi değerinden dolayı, Qin Shihuang Mezarı ve Yer Altı Heykel Ordusu, 1987 yılında UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirasları Listesine alındı 

Sonraki Sayfa »


Blog içi arama

Blogumuzun tüm içeriğini aşağıdaki arama çubuğunu kullanarak inceleyebilirsiniz.

Bienal {Özel}

bienal_logo_yan.jpg

Sayaç

  • 75,532 . Kişisiniz

Arşiv –